Mesaj Panosu
Diyet, beslenme ve egzersiz başta olmak üzere her konuda...
-
-
haticecrb
7 June 2015 (19:49:46)ok sayfama kopyaladım. bugünlük ekmek var, yarın mutlaka yapıcam.hiç ekmek yapmamıştım, artık fırınımı çok faydaı işlere kullanıyorum :)
ülkemiz ve de milletimiz için hayırlısı olsun.
-
-
lacoste
6 June 2015 (14:23:02)@haticecrb mutlaka denemelisin... ben artık ilk zamanki gibi değilim kendime özel demleme setleri filan aldım:))) Merak birazda araştırdıkça inceliklerini öğreniyorsun... Fırsatım olur da bir gün Uzakdoğuya gidersem çay demleme ritüellerini izlemek isterim:)))
Çin’de çay
Çayın öyküsüne başlamak için en doğru yer Uzakdoğu olsa gerek. Çin’de çayın demlenmesi ve sunulması kurallara bağlı bir ritüel. Çay üstadı adı verilen, çay konusunda tecrübeli kişiler etrafında toplanılıyor. Çay üstadı bir kaptaki yeşil çayın üzerine taze kaynatılmış su döküyor. Çayın demlenmesi bir iki dakikayı geçmiyor. Demlenmiş çay kulbu olmayan küçük porselen fincanlarda servis yapılıyor. İlk demi alınan çaya Çinliler “iyi koku çayı” ismini veriyorlar. Bu çay içildikten sonra demlikte ıslak kalan çayın üzerine yeniden sıcak su dökülüyor. Çinlilere göre çayı demlemede kullanılan suyun taze olması, uzun süre kaynatılmaması gerekiyor. İkinci defa kulpsuz fincanlara dökülen çay misafirlere ikram ediliyor. Buna da “iyi tat çayı” deniyor. Çay yapraklarındaki maddeler demleme sırasında aynı anda suya geçmediği için her demlenme aşamasında çay değişik aromalar ve lezzetler taşıyor. Örneğin çay yapraklarında bulunan ve uyarıcı etkisi olan kafein en son demlemede suya geçiyor. Üçünü ve son kez demliğe eklenen suyla son kez alınan çaya ise “uzun dostluk çayı” adı veriliyor. İsimlerden de anlaşılacağı üzere Çin çay ritüelinde koku, tat ve dostluk ön planda tutuluyor.
Japonya’da çay
Japonya’da çay adeta bir ibadet şekli gibi algılanıyor. Geleneksel Japon evlerinin ortasında bulunan bahçede, küçük bir çay evi bulunuyor. Çin’de olduğu gibi burada da bir çay üstadı ritüelin merkezinde yer alıyor. Çay seromonisi için hazırlıklarını bitiren üstat, misafirlerini davet için beş kere gonga vuruyor. Gongun sesini duyan misafirler çay evine geliyorlar. Çay evine giriş kapısı oldukça alçak, içeri girenler eğilmek zorunda kalıyor. Çay evine girildiğinde bütün unvanlar, sosyal statüler kapının dışında kalıyor. Çay evinin içinde Japon kültürüne uyum içerisinde çok basit birkaç aksesuar bulunuyor: Bambudan yapılmış bir çırpma teli, yine bambudan kaşık ve çayın içinde saklandığı bir kese. Japonların bu seremonide kullandığı çay, pudra şekeri kıvamında yeşil bir toz. Toz halindeki çay, çay üstadı tarafından bambu kaşıkla alınarak karıştırılacağı kaba konuyor. Üzerine sıcak su konup bambudan yapılan ve tıraş fırçasını andıran bir çırpıcı ile köpürtülüyor. Ardından tek bir kadehe koyulan çay ikram ediliyor. Aynı bardaktan herkes küçük bir yudum alıyor ve dudağının değdiği yeri kırmızı kadife ile silerek yanındakine veriyor. Elden ele geçen kaseden çay içilirken genelde pek konuşulmuyor. Çay içme ritüeli çay üstadının ayağa kalkarak kapıyı açaması ve misafirlerin çay evinden çıkması ile sona eriyor. Japon çay seremonisinde amaç çay içmek için değil, toplumsal beraberlik ortamı sağlamak
Çin ve Japonya'nın çay kültürlerini (google amcadan buldum) sizlerle paylaşmak istedim:))))
-
-
-
eskiüye
5 June 2015 (14:00:04)@bkyavas ve @haticecrb mısır unu ve yağda kızaran balık elbette daha kalorili ama şu ölümlü dünyada onu öyle yeme bunu böyle yeme valla eninde sonunda ölücez zaten. :))) Diğer türlü çok lezzetsiz. Izgara da hem zor hemde yağlı balık lazım. Ben zeytinyağıyla yapıp kağıt havluya atınca kayda değer bir yağı gidiyor kalanda zaten sağlıklı zeytinyağı varsın olsun o kadar kalori. Gerisini zaten yaptığım sporla da hallederim. Benim sporuma hiçbir kalori dayanamaz. :))) Şunu da belirteyim yarın tam1 ayımı dolduruyorum ve tartıya çıkıcam bakalım kaç kilo gitmiş buradan paylaşırım.
@seyhan demir size de bir hoş geldin diyelim. Nice kalori yakmalı günlere!!!
-
haticecrb
5 June 2015 (13:33:54)sevgili @ezgimebru ve @sarıkadir
benim gibi balık ızgara yapma imkanı olmayanlar için alternatif bir yöntem de ben ekleyeyim dedim. büyük balığı yapışmaz (seramik) derin bir tencereye balığı temizleyip koyuyoruz, ocağın altını kısıp ağzını kapatıyoruz. böylece balık kendi yağını,suyuynu salıyor. sonra balığın altını açıp balığın suyunu çekmesini ve kendi yağıyla kızarmasını sağlıyoruz. balığın kılçığı alınırsa yerken ve de pişirirken kolaylık oluyor ama biraz dağılıyor. bir tarafı iyice kızarttıktan sonra balığı çevirmek çözüm olabilir.
bunun iyi tarafı ev pek kokmuyor, tencereyi temizlemek çok kolay ve de çok hafif bir yemek. zor tarafı dağılması, kalabalık bir ev için pek uygun değil.
-
haticecrb
4 June 2015 (20:12:58)@sarı kadir,
bu tatlandırıcı konusunda prof. saraçoğlu söylemişti insanın vücudunun işleyişini ciddi anlamda bozuyormuş.kendisi stevia kullanıyormuş. yapacağınız tatlının çeşidine göre ona en yakışacak kuru meyveleri suda kaynatır ya da bekletirseniz şekerini salabilir. bir de Karatay canlı yayında kabak tatlısını şekersiz portakal,elma,kuru üzümle yapptırmıştı.tadanlar güzel diyordu.
sözün özü her şekersiz ya da 0 kalori yazan şey iyi olmayabilir. kar-zarar oranı araştırılmalı. eğer ciddi sağlık sorunuz yoksa glikoz şurubu içerenler yerine şeker pancarı şekeri içerenler, evde kendiniz yapacaksanız esmer şeker içerenler daha iyidir diye düşünüyorum.
-
ezgimebru
3 June 2015 (14:16:12)@haticecrb Evet haklısınız ben de baskülü aslında baz almıyorum. Ayda bir ölçüm yapıyorum. Vücudum da belirgin incelme var. Yediklerimi fazla fazla girersem sanki kötü hissedeceğim kendimi bu nedenle yazamıyorum bir türlü. Psikolojik bir durum bu. Aslında şöyle fast food şeyleri yazsam da dengelesem mi diye de düşündüm :) Detaylı bir inceleme yaptırmayı da istiyorum ama nereye gideceğimi bulamadım. Biraz araştırdım üniversitede ki diyetisyenle konuştum diyetisyen bana bakınca beni ciddiye almadı. çok kilolu olsaydım eminim ciddiye alacaktı :))
-
haticecrb
3 June 2015 (13:55:08)sevgili @ezgimebru
bir dönem diyetisyenler sadece baskülü baz almayın mezurayla ölçülernizi kontrol edin diyordu.sağlıklı olmanın en büyük göstergesi bel ölçüsüymüş. eğer sporu çok arttırırsanız ona göre sporcu gibi bir beslenme tarzı ve hatta yaşam tarzı benimsemelisiniz. eğer siteyle paralel gitmemek sizi rahatsız ediyorsa sporu girmeyebilir ya da yediklerinizi fazla fazla girebilirsiniz. ben de zaman zaman böylece gerçek rakama yaklaşıyorum.bir de kilolar sadece yağdan oluşmuyor.bunun içinde kaslar, kemikler,su ve yağ da var. içinizi rahatlatmak istiyorsanız detaylı bir ölçüm yaptırabilirsiniz.
-