Mesaj Panosu
Diyet, beslenme ve egzersiz başta olmak üzere her konuda...
-
-
nağme81
13 April 2019 (16:25:30)Tarçın da herkes tarafından çok rahat öneriliyor, fakat kan sulandırıcı, tansiyon yükseltici, allerjik yapısı, hamile kişilerde erken doğuma sebep olabileceği pek bilinmiyor, bişey sağlıklı denince kilolarca tüketme huyumuz olduğu için bu yan etkiler göz ardı edilmemeli...
-
nağme81
13 April 2019 (16:20:58)Gülşen ben de keçiboynuzu unundan yapılmış şeker içermeyen helva tüketiyorum, kalsiyum ve demir içerdiğinden kansızlık ve kemik gelişimine iyi geliyor, özellikle çocuklara çok faydalı...
-
nağme81
12 April 2019 (13:00:30)Arkadaşlar tatlı krizi hepimizin sorunu, biçok etkeni olabiliyor; şeker bağımlılığı, kötü beslenme, hastalıklar, hormonal ve psikolojik durumlar gibi...önlemek için aç kalmamak, vitamin mineral takviyesi almak, yeterli su tüketmek, işlenmiş gıdalardan uzak durmak, uykusuz kalmamak, egzersiz yapmak ve doğru karbonhidrat seçmek önemli...
-
nağme81
6 April 2019 (13:22:14)Arkadaşlar görüyorum ki hepimiz günlük ortalama 400, 500 gibi kalori ile beslenmenin yanlış olduğu konusunda hemfikiriz, tabi ki isteyen istediğini yapsın ama bunu bana doktor önerdi diye insanları kandırmaya çalışmak çok tehlikeli o yüzden lütfen herkes araştırsın ve bir endokrinolog' tan yardım alsın
-
nağme81
30 March 2019 (16:48:25)Arkadaşlar diyet arkadaşım sitesinin mobil uygulamasına gerek yok, ben 7/24 cepten giriyorum, internet bağlantınız varsa cepten diyet arkadaşım sitesine girin ana sayfaya ekle diyin,bundan sonra tek tıkla girersiniz, ben öyle yapıyorum hiç zorluk çekmedim şimdiye kadar,hem yediklerinizi anında kaydedersiniz :)
-
-
nağme81
6 March 2019 (14:16:21)@sematilkilioğlu İstanbul Halk Ekmek A.Ş.
http://www.ihe.istanbul/u/organik-tam-bugday-ekmegi-19 kaç gram alıyorsan burdan hesaplayabilirsin
-
nağme81
16 November 2018 (13:50:29)Okuyorum üzülüyorum hepimizin hikayeleri birbirine benziyor çünkü...ama ne olursa olsun arkadaşlar gayret edelim pes etmeyelim bu sefer başaralım...
-
-
bkyavas
21 May 2015 (23:36:29)@nağme81 Belirttikleriniz için teşekkürler ancak birkaç konuda muhalif olabilirim, diyabetli olup olmadığınızı bilmiyorum ama diyabetli olan bir kişinin tansiyonunu yükseltecek ve kilo/spor'u göz korkutucu yapacak maddeler belirtmişsiniz (Genelde sadece kitap bilgileridir, yaşanan şekli biraz farklıdır). :-)))
Ben 10 yıldır diyabetliyim, çevremde tip I ve tip II çok sayıda diyabetli oldu. Diyabette hastanın yükümlülükleri ve doktorun yükümlülükleri vardır ve birbirinden farklıdır. Hekim gözetiminde spor ve kilodan bahsederseniz bu yanlış olur, bir sporcu için bunu diyebilirsiniz (zorlanma ve süreklilik söz konusu) ama "gözetiminde" dediğinizde, bu durum "haftada bir doktora git, ya da boş ver sen hiç spor ve diyet yapma" anlamına gelir, bu zaten moral isteyen bir şeyi tamamen hamaliye haline getirir ve genellikle vazgeçilir, sonunda olan olur ve diyabet hastası kilosu nedeniyle hastanelik olur. Genellikle en iyi hekim ömür boyu şekerini ölçen bir hastadan daha iyi kontrol sağlayamaz, çünkü sürekli ilgilenemez. Bu durumlarda, hele hele insülin kullanacak kadar ileri ise, hastalar zaten kendi şekerlerini ölçerler. Doktora, başlamadan önce bir defa gitmesi ve periyodik normal kontrolüne gitmesi doğrudur. Doğru spor yaptığınızda şeker dengeniz inanılmaz şekilde yerini bulur, şeker belirtileri bile kaybolabilir, mesela benim alyuvarlara glikoz bağlanma oranım 5 civarı geldi son tahlilde, bu şeker hastalarında 7 veya üstüdür, 6'ya çekilmeye çalışılır. 6'nın altı şeker hastalığı olmama ile yakındır. Bu son 3 ayın ortalama kan şekeri durumunuzu AKŞ'ne göre daha fazla yansıtır.
Önemli bir nokta: İster diyabetli olun ister olmayın, spor ve kalori kontrolü zaten bir hayat boyu yapmanız gereken bir şeydir. Spora başlayacağım ve bırakacağım diye bir şey olmamalı, diyabetli için de spor yapmak dönemsel bir uğraş olmamalı, asla (Bu da "doktor kontrolünde yapılması" konusunun ne kadar garip olduğunu anlamak için önemli bir noktadır). Bu fikir kimden çıkmışsa bilmiyorum, doktorlarım arkadaşlarım oldu, arkadaşlarımdan doktorlar oldu, böyle bir gariplik duymadım, zira bu şekilde hastalıkla yaşamak zorunda olduğunuzu doktorlar bir tıbbi etik dahilinde kabul ederler ve buna uygun yönlendirirler, yani sizin hayatınıza tıbbı adapte etmeye de çalışırlar (biz buna iyi doktor diyoruz, yoksa bildiklerini sizin yanınızda kitaptan okuyup da söyleyebilirlerdi).
Önemli bir nokta daha: İster diyabetli olun ister olmayın. Sağlıklı beslenmeniz, aşırı hızlı kilo vermemeniz (ayda 4kg'dan fazla), sporda aşırı zorlamamanız (anaerobik solunuma varmadan ve bir saati geçmeden) gereklidir. Normal bir insanı hasta yapar, diyabetliyi götürür.
Spor ve diyet konusunda hekim önerisi alınmalı evet, ama zayıflatacak olan hekim değildir, o önemli olanları söyleyecek olan kişidir. Bunu karıştırmayalım. Diyabetli olup kilo vermek bu kadar zor değil, lütfen insanları korkutmayalım, dikkat edilmesi gereken şeyler bellidir.
Endokrinoloji hekimi bu işin uzmanıdır ama Türkiye'de endokrinoloji uzmanına devlet tarafında giderseniz 2 ayda randevu gelmez. Özel hekime giderseniz tarifesinden bahsetmek istemiyorum, orta gelirli biri için ayda bir veya iki gidişiniz olabilir. İç hastalıkları uzmanı da dinamik dengelerinize karşı "spor yapın ama mümkünse hareket etmeden yapın" anlamına gelecek bir şeyler söyleyecektir, zira vaka ile karşılaşma olasııkları endorinologlara göre daha azdır.
Bu ara diyabetliyseniz ve kan şekeriniz 60'a düşmüşse ağzınıza bir kesme şeker (ama fazla değil) atın ve bir taksi çağırın ve bir an önce hastanenin yolunu tutun, taksi şoförüne "şeker hastalığı" nedeniyle hastaneye gittiğinizi söylemeyi unutmayın. Çünkü bu düşüş devam etmeye meyillidir. Zaten bir şeyi diyabetinizle çelişecek şekilde çok kötü yapmışsınız demektir.
Yanınızda taşıyacağınız bisküviyi unutun, o sizi kurtarmaz. O bisküviye ihtiyaç duymamayı çok iyi öğrenin. Hipoglisemi (ŞEKERİN AŞIRI DÜŞMESİ) durumuna karşı yanınızda kesme şeker bulundurun (AMAN! YÜKSELMESİ DEĞİL). Neden kesme şeker? Çünkü bu sevimli bir çocuğa çantanızdan çıkartıp vermeyeceğiniz, orada sürekli kalabilecek bir şeydir. O şekeri kullandıktan sonra en kısa sürede hastanenin yolunu tutmanız gerekir, çünkü kısa sürede müdahale edilmezse şekeriniz o andakinden daha da aşağı düşecektir ve çok çok tehlikelidir. Eğer doktora hemen varma olasılığınız yoksa şeker için de o kadar acele etmeyin, ağzınıza karbonhidratlı bir şeyler atın. Bu "şeker alma" durumu çok uçta bir noktadır, çoğu diyabetli yaşamı boyunca bu durumla neredeyse hiç karşılaşmaz (kendini ihmal eden biri değilse, ki diyabetin şakası yoktur, temel kurallara mutlaka uymanız gerekir).
Spor açısından en önemlisini eklemek gerekiyor; Koşmak (jogging türü) diyabet için uygun bir spor değildir, ayaklar yere vurduğundan su toplama ve yara açılma olasılığı fazladır. Ayaklar diyabette en kolay yara alan ve iyileşmeyen yerlerdir. Diyabetli ayağı denilen bir kapanmayan yara durumu olabilir. Yürüyüşü tercih edin.
-
nağme81
21 May 2015 (20:31:29)Arkadaşlar geçen hafta diyabetli hastaların egzersizi hangi saatlerde yapması gerektiği ile ilgili bir konuşma olmuştu. Diyabetli hastaların aşağıdaki durumlara da dikkat etmesi gerekli,,,okurken karşılaştım,paylaşmak istedim.
1.Egzersiz programı hekim ve fizyoterapist gözetiminde uygulanmalıdır.
2.Hipoglisemi (şeker düzeyinin düşmesi) gelişmesi riskine karşı yalnız egzersiz yapılmamalıdır ya da yakasında muhakkak diyabet hastası olduğuna dair bir kart taşınmalıdır.
3.Ağır aktiviteler hızlı hipoglisemiye neden olduğu için kaçınılmalıdır.
4.Kan glikoz seviyesi 60 mg/dl nin altında ya da 250 mg/dl nin üzerindeyse egzersiz yapılmamalıdır.
5.İdrarda keton varsa egzersizden uzak durulmalıdır.
6.İnsülin egzersiz yapılacak bölgeye uygulanmamalıdır. Örneğin yüzecekseniz kolunuza, yürüyecekseniz bacağınıza uygulamayınız.
7.Egzersizi yemek yedikten en az 1 saat sonra yapınız.
8.Yanınızda muhakkak 1-2 adet bisküvi tarzı karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacak atıştırmalık bulundurunuz.
9.Diyabetli hastalarda sinir hücrelerinde meydana gelen hasar ayaklarınızda yürüme ya da koşma esnasında basıncı hissetmemenize ve diyabetik yaraların oluşmasına neden olur. Bunun için egzersiz esnasında ayak basıncını eşit dağıtan uygun bir ayakkabı tercih edilmeli ve ayak kontrolü birey tarafından sık sık yapılmalıdır.